Kıvılcım'dan Alev'e...
Schwerer Gustav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Schwerer Gustav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Füze Güdüm Sistemleri Yazı Dizisi: ALMAN V-1 FÜZELERİ VE 1-TEL GÜDÜM



Daha önceki iki yazım aslında hazırladığım bu yeni yazı dizimin girişini oluşturmuştu. Alman Schwerer Gustav’larına karşılık yine aynı savaş meydanlarında Almanlara karşı kullanılan Katyuşa’lar günümüz modern füze teknolojisine dedelik etmelerine rağmen, gelişim konusunda eksik ve düşmanı caydırıcı yapısı düşük olan savunma silahlarıydı.

Fakat tekrardan aynı dönemlerde karşımıza çıkan Alman yapımı V-1’ler için aynı durum söz konusu değildi. Ünü Londra’ya kadar ulaşan bu silah, önümüzdeki süreçte modern teknolojiyi de yanına alarak daha çok yol kat edeceğinin sinyallerini vermişti…

V-1 sistemini biraz incelersek,

Esas ismi Vergeltungswaffe 1’dir. Almanca sözcüklerden de yola çıkılarak, Vergeltungs’un Misilleme ve Waffe’ninde Silah anlamında olduğunu görmekteyiz. Bir tür misilleme silahıdır. Uçan Bomba adı ile de anılır. Kendisine bu ismi veren Bomba sisteminin bir uçak gibi çalışmasıdır. Aynı uçaklarda olduğu gibi bir adet basit Pulse* motoruna ve iki adet kanatçığa sahiptir. Seyir füzelerin atası olarak anılır.  

Alman V-1 füzelerinin yapımındaki ilk amaç insan, uçak, fazla yakıt ve mühimmat kaybını önlemektir. Almanlar bu füzelerden Londra semalarına 40.000 adet bırakmış bunlardan da 10.000 adedi (yaklaşık olarak) daha önceden hedeflenen yerlere ulaşmıştır. Yine aynı füzelerden Belçika’ya da 10.000 adet atıldığı söylenmektedir. (1941)

Özellik Bakımından V-1

Uzunluk                      : 8 metre
Kanat Açıklığı            : 5,3 metre
Ağırlığı                       : 2.150 kg

Seyir (Kruz) füzelerinde de aynı V-1 gibi kaldırıcı kuvvet kanatlardadır. (Amerikan Tomahawk ve Alman Taurus KEPD350 bunlara örnek verilebilir.)

Bu tip füzelerin amacı yüzlerce kilometre uzağa nükleer bomba veya parça tipi patlayıcılar taşımaya yarar. Gelişmiş Kruz füzeleri, Süpersonik veya yüksek ses altı hızda ilerleyerek ve alçak istifadan uçuş yaparak, radarlara yakalanmama özelliğine sahiptirler.  
İşte o kıvılcım V-1’in hedef bulması için geliştirilen bir sistemde, yani füze güdüm sistemlerinde saklıydı.

Çalışma prensibi gayet basittir. Uçuş mesafesi pervanenin dönmesinden hesaplanır. Bomba hedefe ulaştığında motor kapatılır ve güçsüz kalan V-1’ler hedefine doğru dalışa geçerler, bu sayede istenilen hedef vurulmuş olur.

İnsansız olmasından dolayı, “İnsansız Hava Aracı” sıfatı alması gereken füzeler, gözetleme görevi değil de saldırı amacıyla üretildiklerinden dolayı bu grup içine dâhil olmazlar.
 
GÜDÜM SİSTEMLERİ

Güdüm sistemi, bir füze, uydu, roket, uçak, helikopter, gemi veya benzeri aracın, iki veya üç boyutlu ortamdaki bir konumdan ayrılarak arzuladığı bir başka konuma ulaşabilmesini sağlayan elektromanyetik aygıt veya aygıtlara verilen isimdir.**

İnsansız sistemlerin kullanılması anlamına da gelir.

Örnek olarak V-1’lerin güdüm sistemleri, Manyetik Pusulalar ve Jiroskoptur***.  

Özellikle askeri alanda füzelerde yön ve hedef tayini açısından önem arz eden bu sistemler birkaç yöntem altında başlıklanabilir.

1-      Tel Güdüm
2-      Radyo Dalgaları ile Güdüm
3-      Lazer Güdüm
4-      Isı Güdüm
5-      Radar Güdüm

Bu yazıda Tel güdümü inceleyeceğiz.

Tel güdüm,

Bu sistemde füzeye bir tel bağlıdır. Operatör optik cihazlar yardımıyla füzeyi takip ederek kumanda eder. Olumsuz yönü, Operatörün hem füzeyi hem de hedefi takip etmesidir. Gece veya sis gibi şartlarda bu kontrol zorlaşır. Görüş mesafesi düşerek operatörü savunmasız durumda bırakır. Günümüzde basit ve ucuz olduğundan dolayı, en yaygın olarak tanksavar füze sistemlerinde kullanılır. Almanların Kobra ve Amerikalıların Tow gibi…

   
Gece görüş cihazlarının ek aparat olarak monte edilmesi ve optik cihaz gelişimi ile günümüzde bu sistemler daha kullanışlı hale getirilmeye çalışılmaktadır.

Not      : Her ne kadar teknoloji gelişimine değişik bir boyuttan önemli yollar açsa da savaş gerekli olmadığında katliamdır ve bu tip silahların yalnızca savunma amaçlı kullanılarak kalmasını ümit ederim.


*Pulse Motoru :       Jet motorlarının en basiti sayılabilir. Yanma sonucu oluşan etki ile çalışır. Bu tip motorlar az hareketli parçalar içerir.

**Kaynak       :           Vikipedi

***Jiroskop    :           Yön ölçümü ve ayarlanmasında kullanılan açısal denge ilkesinin korunması prensibine uygun çalışan cihazdır. Fizik kuralları ve açısal momentum ilkesine dayanır.        


Saygılarımla,
Adil Can Kavcar

25 Nisan 2012 Çarşamba

MODERN SAVAŞ MAKİNELERİNİN BABALARINDAN BİRİ : ALMAN SCHWERER GUSTAV’LARI





            1915’te yaşananlar dünyaya hiçbir ders vermemiş olacak ki, kolonilerini ve hammadde rezervlerini korumak amacıyla fiili olmasa bile fikren hunharca birbirlerine saldıran Avrupa’nın büyük devletleri, aradığı kıvılcımı bulma bahanesi ile yanıp tutuşurken, Almanya ve İtalya gibi birçok ülkede baş gösteren ekonomik kriz dalgası diktatörlerin işine yaradı. Adolf Hitler ve Benito Mussolini birer birer diktatörlüklerini ilan etti.

            Ülkelerini kontrol ettikleri ilk andan itibaren niyetlerini belli eden liderler, savaş hazırlıklarına başlayıp ülkelerinin toparlanamayan ekonomilerini insan gücü ile harmanladılar. Ortaya çıkan bu işkenceye ağır sanayii adını verdiler. Diğer Avrupa devletleri de bu hazırlıkları öğrenip gereken savaş hazırlıklarına başladılar.

            1915’in öcünü almak isteyen Almanlar, kendilerini çığır açacak projelerin arasına attılar. O tarihlerde ilk kez Tank ismi popülarite kazandı. Tanklar zor arazi koşullarında ilerleyebiliyorlardı. Fakat yakın mesafeden ne kadar etkililerse de uzak mesafede varlık gösteremez haldelerdi.

            Almanlar; topların, tarihte büyük savaşların (İstanbul’un Fethi gibi.) kazanılmasında etken rol oynadıklarının bilincindeydi. İşte bu durumdan faydalanmak istediler. Ortaya attıkları projeler çılgıncaydı.

            Değişik detaylı projelerden sonra Ünlü Krupp ailesinin sahip olduğu firma çok mantıklı ve her yere (Avrupa’da o zamanlarda bile demir yollarının ileri seviyede olmasından dolayı) taşınabilecek modern bir proje ortaya attılar. Bu proje çok beğenilerek biran önce yapılmasında karar kıldılar.

            Proje özünde gayet basitti. Karada ilerleyen top mekanizmasının daha uzun namlulu ve daha ağır olanını demir yolunda ilerletebilirlerdi. Ayrıca bu kadar ağır bir makineyi hiçbir motorlu taşıt çekemeyeceği için de demir yolları üzerinde yürümesi daha mantıklı geldi.  Bu sayede daha uzak hedeflere yıkım gücü daha fazla olan mermiler atabileceklerdi. Ayrıca 47,3 metre namlu uzunluğuna ve 1,350 ton ağırlığına sahip bu canavar, ateş ettiğinde tepki kuvveti olarak geriye doğru savrulacağından ve buna karşı koyabilecek büyüklükte (yani tepki kuvvetini sönümleyecek) yay o tarihlerde bulunmadığından namlu normal toplarda belirtilen maksimum açıdan birkaç derece yükseğe kadar kalkabilir vaziyette üretilecekti. Böylelikle mekanizmanın ateş alma esnasında oluşturacağı güçlü tepki kuvveti topun ağırlığına ve raylara daha kolay aktarılacaktı.

Çalışmalarına başladılar…

Düşman devletler için düştüğü yeri cehenneme çevirecek olan bu savaş makinesinin yapımı çok fazla can kaybı demekti. İşte bu yüzden birkaç kez henüz daha proje gelişim aşamasındayken sabote etmeye çalıştılar. Fakat güçlü Alman istihbaratı sayesinde başarısız oldular.

            1940 yılında yapımı tamamlanan topa Almanlar, Schwerer Gustav veya halk arasında “Dora” dediler. Devasa savaş makinesi özellikleri ile döneminin en iyilerinden birisi olduğunu kanıtladı.

İşte halk adıyla Dora’nın özellikleri        :

1.Tip

§  Mermi ağırlığı                     : 4,8 ton (4,800 kg)
§  Namlu çıkış hızı                : 820 m/s
§  Maksimum Menzil            : 48 km
§  Patlama etkisi                    : 700 kg
§  Açtığı çukur             : 10 m genişlik 10 m derinlik.

2.Tip

§  Mermi uzunluğu              : 3.6 m
§  Mermi ağırlığı                    : 7,1 ton (7,100 kg)
§  Namlu çıkış hızı               : 720 m/s
§  Max.Menzil                        : 38 km
§  Patlama etkisi                   : 250 kg
§  Delme                                 : Yapılan testlerde 7 m. kalınlığında betonu delebildiği                      gözlenmiştir.


Bu makine en etkili olarak Barbarossa operasyonunda kullanıldı. Savaş sonuna doğru Amerikan ve Sovyet ordularının eline geçen bu ölüm makineleri derhal imha edildi. Kullanımı 1945 sonrası yasaklandı.

Fakat kara savaşlarında çığır açan bu makine günümüz toplarının ve füzelerinin de bazı noktalarına fikir babalığı yaptı…

Saygılarımla,
Adil Can KAVCAR